Ortadoğu Çağırıyor

Ortadoğu’da kalıcı bir barışın sağlanması için bugüne değin harcanan çabanın, istenen sonucu vermekten uzak kaldığı açık ve hala “Ortadoğu” denildiğinde ilk olarak bu görüntüler akla geliyor. Ben Gülce Odaman, yaşım 17, Ben Yağız Yeşildağ, yaşım 18.

Biz bu araştırma projesi ile kalıcı barışı sağlamaya dönük tarihsel analizler ışığında bir çözüm modeli önereceğiz. Kesinlikle önyargılardan arınmış, taraflardan herhangi birini suçlamadan, bilimsel objektifliği esas alan bir yaklaşımla sentez oluşturarak, sorunu çözümleme konusunda samimi bir çaba ortaya koymayı amaçladık.

Bizler, bölgenin bir sinir merkezine benzeyen Filistin meselesi ile Ortadoğu’daki diğer sorunlar arasındaki karmaşık bağın ve dolaylı da olsa etkileşimin bilincinde olarak, Ortadoğu’nun her metrekaresinde Ortadoğu halklarının hemen tümünün payı ve tarihi hakkı olduğuna ve bu yarım asırlık sorunun İsrail-Filistin Barışı’nın sağlanması ile çözüleceğine inanıyoruz. Bu inançla çalışmamıza, pek çok din ve mezhebin bir arada yaşadığı, kültürlerin buluştuğu, ihtilafların kesişme noktasında olan Kudüs’e gidip, bir alan araştırması yaparak başladık.

Ayrıca, ortadoğu barışı için kendi yazdığımız sözleri besteleyerek stüdyo kaydı gerçekleştirdik. Bu parçayı projeye destek çağrısı yaptığımız Alicia Keys, Idan Raichel gibi sanatçılarla paylaştık. Gezi izlenimlerimizi, hazırladığımız “Middle East Calling” adlı şarkının videosu ve görselleri sosyal medya aracılığı ile paylaştık.

Çatışmalar sürerken bir yandan da Ortadoğu’da kurulacak yeni düzene ilişkin siyasi tasarımlar üzerinde tartışmalar yapılabilmelidir. Çatışmaların yoğun olduğu bir ortamda yeni Ortadoğu düzeninden, barış projelerinden söz etmek kuşkusuz yadırgatıcıdır. Bırakalım barışı, ateşkes bile düşünülemezken “ne barışı?” diye sorulabilir. Ancak projelerin ihtiyaçlara dayalı olarak hazırlandığı unutulmamalıdır. İnsanlar bir barış projesine, en çok da savaşın en yoğun olduğu sırada ihtiyaç duyacaklardır. Çünkü böylesi bir barış, yaratacağı kelebek etkisi ile, bölgenin diğer sorunlarının aşılmasına da yardımcı olacaktır.

Kudüs’de eski kentin kültürel yapısı incelenirken, buralarda yaşayan halk, görev yapan ibadethane yetkilileri ve konunun tarafları olan Avrupa Komisyonu Kudüs Bürosu Şefi Cristophe GADREY ve Tel Aviv Üniversitesi’nden Siyaset Bilimci Hay Cohen , gazeteci Rafael Sadi gibi isimlerle temas sağlanarak röportajlar yaptık. Bütün bu araştırma ve röportajlarımızın sonucunda bölgenin ihtiyaçlarına uygun, tamamen yerel taleplere dayalı beş aşamadan oluşan bir barış modeli oluşturduk. Dışarıdan hazırlanarak bölge ülkelerinin kimilerine dayatılan barış planları halkın taleplerine dayanmadığı için bugüne kadar sonuç vermemiştir. İnanıyoruz ki; birbirleri ile biraraya gelme ve bu konuları açıkça kendi aralarında konuşma imkanına sahip olamayan tarafların barışa dönük taleplerini biz biraraya getirmeyi ve siyaset biliminin kuralları ile ortaya koymayı başardık. İşte ortaya koyduğumuz barış modeli bu açıdan kapsayıcı ve tarafların tümünü tatmin edici niteliktedir.

Bütün bunlar, siyasi aktörlerce bütünsel ve stratejik bir yaklaşımla ortak bir zeminde ve yapıcı bir anlayışla ele alındığı takdirde, taşları yerinden oynatabileceğimizi düşünüyoruz. Bu da sadece Ortadoğu halklarının değil, bütün dünyanın barış ve refahının çıkarına olacaktır.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>